6 Şubat 2023 Türkiye’yi Sarsan Büyük Felaket Sonrası Yapılan Yatırımlar ve Alınan Önlemler Yeterlimi
6 Şubat 2023 Türkiye’yi Sarsan Büyük Felaket Sonrası Yapılan Yatırımlar ve Alınan Önlemler Yeterlimi
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler, yalnızca Türkiye’nin değil, kuzey Suriye’nin de hafızasına kazınan büyük bir felaket olarak tarihe geçmiştir. Resmî verilere göre Türkiye’de 50 binin üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla kişi yaralanmış, 11 ilde yüz binlerce bina tamamen yıkılmış ya da ağır hasar görmüştür. On milyonlarca insan depremden doğrudan etkilenmiş, milyonlarca yurttaşımız evsiz kalarak geçici barınma alanlarına yerleştirilmiştir.
Hatay ve Kahramanmaraş başta olmak üzere Adana, Gaziantep, Osmaniye ve Malatya gibi birçok ilimizde kentler ve köyler büyük yıkıma uğramıştır. Ulaşım altyapısının, yolların, köprülerin, sağlık tesislerinin ve okulların hasar görmesi nedeniyle arama-kurtarma ve insani yardım çalışmaları uzun süre zor koşullar altında yürütülmüştür.
Yeniden İnşa Süreci ve Konut Politikaları
Depremin ardından devlet kurumları tarafından kapsamlı bir yeniden inşa süreci başlatılmış; kalıcı konutların yapımına TOKİ ve Emlak Konut aracılığıyla hız verilmiştir. Geçici barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla konteyner ve prefabrik yerleşimler kurulmuştur. Yeni konut projelerinde zemin etütlerine ve mevzuat açısından yapı standartlarına daha fazla önem verildiği ifade edilse de, uygulamada projelerin büyük ölçüde standartlaştırıldığı, yerel mimari, sosyo-kültürel yapı ve iklim koşullarının yeterince gözetilmediği yönünde kamuoyunda ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Ayrıca yapı denetim süreçlerinin ne ölçüde bağımsız ve şeffaf yürütüldüğü konusu da tartışılmaya devam etmektedir.
Altyapı ve Kamu Hizmetleri
Deprem sonrası dönemde ulaşım ağları, içme suyu sistemleri, kanalizasyon hatları ve enerji altyapısı büyük ölçüde onarılmış; yıkılan hastaneler ve okullar yeniden inşa edilmiş, bazı kamu yapıları ise güçlendirme çalışmalarıyla hizmete açılmıştır.
Bu yatırımlar temel yaşam koşullarının yeniden sağlanması açısından önemli olmakla birlikte, birçok bölgede altyapının onarım düzeyinde kaldığı, köklü ve bütüncül bir dönüşümün henüz tamamlanamadığı görülmektedir. Özellikle kırsal yerleşimlerin, büyük kent merkezlerine kıyasla daha sınırlı hizmet aldığı dikkat çekmektedir.
Sosyal ve Ekonomik Önlemler
Depremzedelere yönelik kira yardımı, taşınma desteği, esnaf hibeleri ve kredi ertelemeleri gibi sosyal ve ekonomik önlemler hayata geçirilmiştir. Bu destekler, kısa vadede toplumsal çöküşün önlenmesi açısından önemli bir işlev görmüştür. Ancak söz konusu önlemlerin büyük ölçüde geçici nitelikte olduğu, bölgenin uzun vadeli ekonomik toparlanmasını sağlayacak kalıcı istihdam ve üretim odaklı politikaların sınırlı kaldığı görülmektedir. Bölgesel kalkınmayı destekleyecek sanayi, tarım ve hizmet yatırımlarının yeterli düzeye ulaşmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
Afet Öncesi Risk Azaltma Politikaları
Deprem sonrası yapılan yatırımların önemli bir bölümü, afet gerçekleştikten sonra devreye giren müdahalelere dayanmaktadır. Oysa afet yönetiminde asıl belirleyici unsur, afet öncesi risk azaltma politikalarıdır. Mevcut yapı stokunun büyük bölümünde güçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılmadığı, yerel yönetimlerin afetlere hazırlık kapasitesinin yeterince artırılmadığı ve toplumda deprem bilincinin süreklilik kazanmadığı açıkça görülmektedir. Erken uyarı sistemleri, tahliye planları ve yerel ölçekte afet eğitimlerinin yaygınlaştırılamaması, alınan önlemlerin sürdürülebilirliğini zayıflatmaktadır.
Sonuç olarak
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgede önemli yatırımlar yapılmış ve ciddi kamu kaynakları seferber edilmiştir. Bu yönüyle süreç, Türkiye’nin önceki büyük depremleriyle kıyaslandığında daha kapsamlı ve hızlı bir müdahale örneği sunmaktadır. Ancak yapılan yatırımların büyük ölçüde iyileştirici ve telafi edici nitelikte kaldığı, afet riskini kalıcı biçimde azaltmaya yönelik yapısal dönüşümlerin henüz yeterli düzeye ulaşmadığı açıktır.
Deprem sonrası uygulamalar kısa vadeli ihtiyaçları karşılamakla birlikte, uzun vadede güvenli ve dirençli kentler oluşturmak için yetersiz kalmaktadır. Kalıcı çözümler için afet öncesi planlamaya öncelik verilmesi, yapı denetim sisteminin güçlendirilmesi ve toplum temelli afet bilincinin yaygınlaştırılması hayati önem taşımaktadır.
Depremin yıldönümünde hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet; geride kalan yakınlarına başsağlığı, sabır ve metanet diliyoruz. Milletimizin ve ülkemizin bir daha böylesi büyük acılar yaşamamasını ULAŞIM-İŞ ailesi olarak temenni ediyoruz.
ULAŞIM-İŞ SENDİKASI
GENEL MERKEZİ
